19 Şubat

 Bahçede karlar var. Çocuklar bugün kar beklediler, bir ara bazı yerlere yağdı ama çabuk durdu. Sabah ders arasında bahçeye çıkıp çatıdan sarkan buzun ardında ışıyan güneşin fotoğrafını çektim. Hava çok soğuktu.  Yael naim’in Coward şarkısını Hakan’ın twitterında görüp birkaç kere dinledim. Flashmob versiyonu tüylerimi diken diken etti. 

Kendime 200 yapraklı büyük mor bir defter aldım. Bunu sadece kafamı boşaltmak için kullanıyorum. Sayfaların kenarına bir kutu çizip ana fikirleri oraya yazıyorum.

 Şimdi mutfak masasındayım. Mutfakta bulaşık makinesi sesi, kombi sesi, çaydanlık sesi. Buradan salonun penceresi görünüyor ve oradan da yanıp sönen büfe ışıkları. Bir de çay içiyorum tabii ki. Masamda post-itlerde ödevler yazıyor. Saat dokuz olmadan onları yazacağım. Cemre ödevini yaptı, K12ye yaz. 502nin kelime ödevini ver. Berrak, kamerası niye kapalı? Speaking quizini pzt değil cts yap. Evet bu dönem Cumartesi çalışacağız. İnşallah bana bir speaking veya creative writing sınıfı gelir. Gerçi veteran bir öğretmen olarak artık ders kitabını eğip bükmenin yollarını buluyorum. Kitapta hiç boşluk doldurmadan onları  kitaptaki konular hakkında saatlerce konuşturabilirim. Sene sonunda veliler bu kitaba boşuna mı üçbin lira verdik demesin diye elbette gerekenleri yapıyorum.

Maya Angelou okuyor, Maya Angelou defteri yapıyorum. Röportajları ve şiirleri. Röportajları daha güzel. Bu kadar çok şey yaşayan bir insanla pek karşılaşmadım, sanki bir hayatın içinde beş ayrı insanın hayatını yaşamış. Maya Angelou dersleri vermek istiyorum.

Yarın sabaha, böğürtlenli krep yapacağım. Ama marketler kapalı. Belki buzluktaki vişneyi kullanırım, vişneyle de olur mu ki? Bu akşam fillerimi boyayabilirim. Kağıt hamurundan filler yapıyorum.

Yorumlar

Yorum Gönderme