13 12 2010

Hz. Muhammed, Çocuklara Nasıl Davranırdı?

"Çocukların oyunlarına melekler katılırmış. 
Bize de o daireye katılmak için çocuklarla oynamak kalırmış..."*


Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı? adlı kitabı, bundan üç-dört sene önce bir ilköğretim okulunda çalışırken okumuştum. Anne olduktan sonra bir kez daha okuma ihtiyacı hissettim. Faydalandığım noktaları paylaşmam gerektiğini düşündüm:
  • Bir çocuk onun elini tuttuğunda, çocuk bırakıncaya kadar bırakmıyormuş.
  • Çocuklara onları sevdiğini sık sık söylüyormuş: "Sizi çok seviyorum!" Çünkü çocuklar, sevildiklerine inanmaz, hep görmek ve duymak isterler.
  • Torunları bir gün evden uzaklaşır ve kaybolurlar. Herkes onları aramaya çıkar. Bir dağın eteklerinde bulunurlar. Herkes kadar çocuklar da çok korkmuştur. Çocuklara "burada ne işiniz var?" bile demez. Ellerini çocukların yüzlerine sürer ve onların korkusunu giderecek şeyler söyler: "Anam babamsınız. Allah katında ne kadar değerlisiniz."
  • Çocukları "güzel, güzel" diye sevmiş. Bizim kültürümüzde ise nazar değmesinden korkulduğu için çocuklar "çirkin" diye seviliyor, Ayşe'yi görmeye gelen hemen herkes çirkin dediğinde bu adetten haberim olmadığı için anlam verememiştim. Ne güzel yaratılmış diyerek övmek lazım herhalde.
  • Evde misafir varken bile çocukları ihmal etmiyor, onlara sarılıyor öpüyormuş. 
  • "Çocuğu olan onunla çocuklaşsın" demiş.
  • Ezanla alay eden bir çocuk görüyor ve "bir ezan da bana oku" demiş. Yanlışlarını düzelttikten sonra sırtını sıvazlayıp "mübarek olsun" demiş. Alay etmesinin yanlış olduğunu söylememiş o sırada, dikkat ve ilgiye ihtiyacı olan çocuklara nasıl yapılırsa öyle yapmış. Çocuğa "sen varsın" demiş tavrıyla. O çocuk büyüdüğünde  Medine'de yıllarca müezzinlik yapmış.
  • Kucağına aldığı çocuklar bazen üzerine çişini yaptığında, çocuğu almaya çalışan ebeveynleri durdurarak "Çocuğu korkutmayın, bitmesini bekleyin" dermiş.
  • Dil öğrenimini teşvik etmiş.
  • "Allah, öpücüğe varıncaya kadar her konuda çocuklar arasında adaletli davranmanızı sever" demiş.
  • Hiçbir çocuğu ağlarken kendi haline bırakmamış.
  • Çocukları ağlayan annelere sabrı tavsiye etmiş: "Bir anne, ağlayan çocuğu susuncaya kadar sabrederse, Allah da ona cennette doyuncaya kadar ikramda bulunacak."
  • Çocuklarınızı çok öpün demiş. Melekler öpücükleri sayarlar ve sizin için yazarlar.
  • Hasta çocukları ziyaret eder, ziyaretlerinde bizim gibi anne babalarıyla konuşup oturmak yerine çocuklarla ilgilenip onlarla otururmuş.
  • Çocuklarla oynarken tekerlemeler ve takma isimler kullanırmış. Ama incitici değil gerçeğe uygun (zülüzüneyn-iki kulaklı gibi) isimler takarmış.
  • Çocukların oyuncaklarıyla ilgilenmiş ve oyuncaklarıyla ilgili sorular sormuş. Çocuğun oyuncağına ilgi göstermek, çocuk tarafından kendisiyle ilgilenmek olarak algılanır. (İbrahim Canan)
  • Çocuğa yalan söylenmemeli. "Gel bak sana ne vereceğim?" diyorsan mutlaka bir şey vermelisin, demiş.