27 11 2010

12 Aylık Bebekle Ne Oyun Oynanır Doktor?


Herkes, doktorumuz bizi her konuda aydınlatıyor filan deyince özenmiş olmalıyım, bir gün ben de sorayım dedim. "Şey, ne oyun oynayalım, var mı oyuncak öneriniz?" diye çekinerek. O da hiç bir oyuncağa gerek yok, sadece sevin, sevdiğinizi gösterin demişti. Bizim doktora göre zekayı geliştirdiği söylenen pek çok şey uyduruk ve de kandırık. Artık fisher price mı uyduruyor playskool mu bilemiyoruz. Diyor ki, eğer yemekle içmekle oyuncakla zeka gelişseydi, doğudan veya çok fakir ailelerden zeki bir çocuk çıkmaması gerekirdi. Kendisi zaman zaman beni emzirmeyi bırakmaya zorlasa ve yemek yedirme konusundaki gevşekliğimi eleştirse de diğer konulardaki rahatlığını ve hatta meydan okuyan tavrını çok beğeniyorum. Azıcık süsleyeyim de onbirbuçukuncu ayla ilgili bilgi sunayım da iyi doktor desinler demiyor. Bu konuyla ilgili de harika bir yazı okumuştum. Buyrun siz de okuyun. 
Ayşe'yi bir alışveriş merkezindeki çocuk oyun alanına götürdüm geçen gün hevesle. 15 dakika kadar oynamayı başardık yakalanmadan:) Sonra tahmin ettiğim gibi, beni çok büyük olduğum, onu da çok küçük olduğu için çıkardılar:( Oysa oradan çok ümitliydim. Başka çocukları görecek ve belki de onlarla oynayacaktı. İkimize de değişiklik. Sonra eve döndük, kafamda fakir ama gururlu şeylerle: "oyun alanından atılan anne, kendi oyun alanını kurdu!" "bir başarı öyküsü!" Eve gelip, hayalimdeki alanın çizimini bile hazırladım. Şurada emzirme odaları, burada bahçe, bahçenin gerisinde kapalı oyun alanı, onun gerisinde café, onun berisinde uyku odaları, 11 kişi çalışacak, iki yönetici olacak diye. Lütfen biriniz yapın bunu. Ama lütfen Ankara'da ve Ayşe 3 yaşına gelmeden:)
Diyeceğim odur ki, çalışan anneler=kaliteli zaman diyorlar ya, doğru olabilir. Ama biz ev annelerinin oyun oynayacağı zaman çooook geniş olduğu için bir müddet sonra oyunlar kendini tekrarlıyor. Çocuğunuz aynı zevki alabiliyor ama siz almayabiliyorsunuz. Onun için yenilikler gerekiyor. Buldukça yazalım, yazdıkça çoğalalım sevgili gönül dostları. Esen kalın. Esen kalmadan önce, ben tabi doktoru dinlemedim ve oyunlar araştırmaya devam ettim ve oyunlarda son durumu bildiriyorum. Daha önceki oyun yazısına bir annenin kızıyla oynadığı bir oyun vardı onu denedik, şu:
1. "Elinize bi sepet alacaksınız beraber evin her odasından bir nesne alıp koyacaksınız mesela mutfaktan çatal yatak odasından oje banyodan sabun vs sonra ayşeye sorarak bunu nerden almıştık diyalogunda nesneleri tekrar yerine koyacaksınız. Belki de kendi aldığı yeri hatırlayabilir:)"
Bunu denedik. Ayşe hatırlayamadı. Ama evde biraz dolaşıp hava almış olduk:) Bir iki ay sonra tekrar oynadığımızda belki olur.
2. Suyla oynama: Her gün işyerinde yediği öğle yemeği sırasında aynı masada bulunan annelerin annesel diyaloglarına maruz kalan Volkan'dan çok şey öğreniyoruz ailecek. Çocuğu suyla oynatın dedi geçen gün. Hem zeka geliştiriyor hem de sakinleştiriyormuş diye duymuş. Denedim ve evet zekası çok gelişti:) Şaka bir yana, suyla saatlerce oynayabilir gibi geldi.  Bir tasa/leğene biraz su koydum, yere naylon bir örtü serdim, tasın içine küçük plastik oyuncaklar koydum. Ayşe de suya şap şap vurdu, oyuncakları çıkarıp geri koydu.Bacaklarını ve ayaklarını çok ıslattığı için bir süre sonra üstünü değiştirmek üzere suyun başından ayırmak zorunda kaldım.
3. Oyun alanı yapmak: Alışılmış oyun alanı dışında bir yere bir oyun köşesi kurdum. Oraya plastik hayvanları dizerek bir çiftlik kurdum, küçük kitap raflarımız vardı, bir tanesini oraya koyarak içine kitapları dizdim. Küçük oyun bloklarından şekiller filan yaptım. Bildiğiniz oynadım yani. Ayşe orayı her gördüğünde seviniyor. Orada çok uzun zaman geçirmeye başladık. Nedense, oradaki oyun ve oyuncaklar bir haftadır onun için yeniliğini kaybetmedi. Döne döne farklı oyunlar oynayabildik.
4. Oyuncak Kumbarası: Büyük bir kutuya iki delik açıyoruz. Biri kutunun tepesinde, diğeri de bir yüzünün aşağısında. Oyuncakları yukarıdan atıyoruz ve aşağıdan elimizi uzatıp alıyoruz. http://www.toddlertoddler.com'da görmüştüm. O sitede çok güzel oyunlar ve atık materyallerden yapılabilen oyuncaklar var.
5. Eğer çocuğunuzu bilgisayarla tanıştırmak için çok erken diye düşünmüyorsanız Kneebouncers diye bir bebek-küçük çocuk oyun sitesi var. Benim bulabildiğim tek bebek oyun sitesi bu. Bir ebeveyn tarafından tasarlanmış bedava bir site. Renkler ve sesler çok ilgisini çekti. Şimdiye kadar 5 dakikadan fazla oturamadık ama arada bir değişiklik yapmak için iyi.
6. Oyuncakçıda Make A Scene diye bir şey gördüm. Winnie the pooh'lu etiketleri, bir orman manzarasının çeşitli yerlerine yapıştırıyorsunuz. Bir adet A3 sayfasına yapıştırılıp tekrar çıkarılabilen vinil etiketler de paketten çıkıyor. Yiyemeyeceği bir malzeme olması ve tekrar kullanılabilmesi açısından iyi. Şimdilik yapıştırma işini ben yapıyorum, Ayşe çıkarıp bana veriyor.
7. Ayşe'nin ilk aylarında kullandığımız küveti yeniden ortaya çıkardık. İçine sandalye minderleri koydum. İçinde yatıyor, kalkıyor, yuvarlanıyor, dışarı çıkıp tekrar giriyor. Yukarıda anlattığım etiketleri küvetin içine yapıştırıyorum, o çıkartıyor vesaire.


Şimdilik bu kadar. Oyuncakla ilgili diğer yazı da şuradaydı. Şimdi esen kalabiliriz.